Gezgin Yönetmen Film Çekmek İçin Yollara Düşüyor!

 

Genç yönetmen arkadaşım Burak Babayiğit geçenlerde facebook hesabında bir video paylaştı. İlgimi çekti ve izler izlemez çok heyecanlandım. Burak harika bir fikri proje haline getirmiş!

Burak, youtube hesabından yayınladığı bu  video ile film çekmek için dünya turuna çıkacağını anlatıyor. Bu arada Burak, daha önce B.O.K.: Bi O Kalmıştı filmi için yönetmen koltuğuna oturmuştu, hatırlar mısınız?

Burak, Gezgin Yönetmen isimli youtube kanalında yayınladığı bu samimi videoda:  “Türkiye’den yola çıkacağım ve otostop ile Bulgaristan’a geçeceğim. Ardından  Makedonya, Arnavutluk, Karadağ, Sırbistan, Bosna Hersek ülkelerinde bir süre kalacak ve İtalya’ya uçacağım, Deniz yolu veya uçak ile İspanya’ya ulaşacak, takip eden süreçte Fransa, Hollanda, Almanya ve Danimarka’ya gideceğim. Uçağa atlayıp, Norveç’e varacak, otostop ile İsveç, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya ülkelerine gideceğim. Romanya’da bulduğum ilk uçağa atlayarak. Önce Hindistan, ardından Sri Lanka, Singapur, Endenozya, Malezya, Kamboçya, Tayland , Hong Kong, Güney Kore, Japonya’ya şeklinde devam ettikten sonra uçak ile Rusya’ya, oradan Gürcistan üzerinden Türkiye’ye gelip filmi yayınlayacağım. ” şeklinde açıklıyor. Burak destek için videolarını takip etmemizi istiyor.

Burak’ın Türkiye’nin ilk sosyal deney filmi olan bu ilginç ve cesur projesini buradan takip edebilirsiniz.

Justice League Kasım’da Sinemalarda!

 

Batman ve Wonder Woman birlikte hareket ederek, yeni uyanan bir tehdide karşı, “meta insan”lardan oluşan bir takım oluştururlar. Ancak, bu eşi benzeri görülmemiş kahramanlardan oluşan takıma rağmen – Batman, Wonder Woman, Aquaman, Cyborg ve Flash – gezegeni bir felaketten kurtarmak için yine de geç kalmış olabilirler.

Justice League Türkçe altyazılı ilk fragman burada:

28. Ankara Uluslararası Film Festivali Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışma Filmleri!

Bu yıl 20-30 Nisan arası gerçekleşecek 28. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamındaki ulusal uzun metrajlı film yarışmasına başvuran 41 film arasından Gülden Treske, Şenay Aydemir ve Şeyma Balcı’dan oluşan ön jürinin değerlendirmesi sonucu ön elemeyi geçen 11 film belirlendi.

Ulusal uzun metrajlı film yarışmasında yer alacak filmlerden En İyi Film ödülünü alan filmin yapımcısına 50.000 TL, ilk filmlere verilen Mahmut Tali Öngören Özel Ödülünü kazanan filmin yönetmenine ise 10.000 TL verilecek.

İşte o filmler:

Albüm, Yön. Mehmet Can Mertoğlu

Babamın Kanatları, Yön. Kıvanç Sezer

Genco, Yön. Ali Kemal Çınar

Kaygı, Yön. Ceylan Özgün Özçelik

Koca Dünya, Yön. Reha Erdem

Martı, Yön. Erkan Tunç

Rüzgarda Salınan Nilüfer, Yön. Seren Yüce

Rüya, Yön. Derviş Zaim

Siyah Karga, Yön. Tayfur Aydın

Taş, Yön. Orhan Eskiköy

Zer, Yön. Kazım Öz

36. İstanbul Film Festivali Basın Toplantısındaydım

 

Türkiye’nin en büyük uluslararası sinema festivallerinden İstanbul Film Festivali, bu yıl tam 36. kez gerçekleşecek. 5-15 Nisan 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalde 186 adet uzun metraj film izleyeceğiz. Festivalde 17 adet kısa film de izlenebilecek.

Konuk yönetmen ve oyuncuların katılımıyla sohbetler, konserler ve özel etkinikler de festival kapsamında gerçekleştirilecek.

Bugün The Marmara Otel’de gerçekleşen basın toplantısında İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, bu yıl festivaldeki önemli bir yeniliği açıklayarak konuşmasına başladı: Bu yıl öğrencilere hafta içi gündüz seanslarında 1TL’lik öğrenci biletleri sunulacak. Bu sinemasever öğrenciler için gerçekten de çok iyi düşünülmüş bir uygulama.

Geçtiğimiz yıllarda Akbank’ı festivalin ana sponsoru olarak görmekteydik fakat bu yıl İstanbul Film Festivali’nin herhangi bir ana sponsoru yok. Resmi sponsorlar Vodafone, DHL ve The Marmara Hotel zinciri. Festivale tema sponsoru olarak destek veren kurum ve markalar ise şöyle: Türk Tuborg A.Ş, Sabah Gazetesi, ATV, NTV, TLC ve Nescafe Gold. Ayrıca Görgün Taner, bu yıl başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere kamu kurumlarının festivale katkılarının önemli ölçüde arttığını ifade etti.

Bu yıl festival filmlerini Atlas, Beyoğlu, Pera Müzesi, İtalyan Kültür Merkezi, City’s, Kanyon ve Rexx salonlarında izliyor olacağız.

Barış Pirhasan, Selma Güneri, Macit Koper ve Çetin Tunca onur ödüllerini 4 Nisan’da gerçekleşecek açılış töreninde alacaklar. 2016 sonunda kaybettiğimiz Mithat Alam da Sinema Emek Ödülü’ne layık görülmüştü. Festivalde kendisini anmak babında en sevdiği film olan Godfather izlenecek.

Yüzüklerin Efendisi, X-Men gibi filmlerden aklımıza kazınmış olan sevilen oyuncu Sir Ian McKellen, festivalin onur konuğu! Kendisi de açılış töreninde ödülünü alacak.

Festivalin uluslararası yarışma bölümünde 13 film yarışıyor. Yarışma jüri başkanı yönetmen Reha Erdem.

FACE Avrupa Konseyi Sinemada İnsan Hakları yarışması devam ediyor. Bu yarışmada da çeşitli ülkelerden 10 film yarışıyor.

Ulusal yarışmada yarışan 12 film var. Bu filmlere toplam 9 dalda ödül verilecek. Pelin Esmer, Ceylan Özçelik, Yeşim Ustaoğlu, Onur Ünlü gibi yönetmenlerin son filmlerini bu yarışmada görmek mümkün.

Ulusal Belgesel yarışmasında tam 9 film yer alıyor. Bu filmlerin arasında, uzun süredir haberlerini alıp heyecanlandığımız Blue adlı belgesel de var.  Müzikle, toplumla ve kendi zihinleriyle savaşan iki dahi müzik insanı; Kerim Çaplı ve Yavuz Çetin’e dair bir belgesel olan Blue, yabancı müzik telif hakları ve post prodüksiyon için destek bekliyor, bu belgesele destek olabilmek için buraya tıklayın. 

Festivalin Ulusal Kısa Film yarışması bölümünün ikinci yılındayız.  Bu yıl yarışmada 11 kısa film yer alıyor. En iyi kısa film 5000 TL ile ödüllendirilecek. Yarışan filmlerin arasında !f İstanbul’da izleme şansı bulduğumuz, gazeteci Pınar Öğünç imzalı Evbark da yarışıyor. Evbark, Öğünç’ün ilk kısa filmi.

2012 yılında kaybettiğimiz yönetmen Seyfi Teoman anısına en iyi ilk film ödülü de bu sene verilecek ve kazanan film CMYLMZ Fikir Sanat aracılığıyla tam 30 bin TL ödül alacak. Bu bölümde de tam 13 film yarışıyor.

Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Birliği FIPRESCI ödülü de ulusal film, uluslararası film ve kısa film yarışmalarından birer filme gidecek.

Festivalde yeni bir köşe olan Cinemania’da sinema tarihinin köşe taşlarından kabul edilen filmlerden seçkiler yer alacak.

Neredesin Aşkım adlı bölümde bu sene de aşkın yaşının ve cinsiyetinin olmadığının altını çizen filmler gösterilecek.

Festival galalarında Cannes, Berlin gibi festivallerden güzel seçkiler bizleri bekliyor olacak. Örneğin Fransız yönetmen Olivier Assayas’tan Personal Shopper, Fransız yönetmen Giullaume Canet’den Rock’n Roll, İngiliz yönetmen Stanley Tucci^den Final Portrait, Amerikalı yönetmen Marc Webb’den Gifted…

Ömer Kavur imzalı kült film Anayurt Oteli, 30 yıl sonra yenilenmiş kopyasıyla festivalde izleniyor olacak.

Köprüde Buluşmalar bölümü de her sene olduğu gibi tüm hızıyla devam ediyor.

Festival biletleri 25 Mart 2017 saat 10.30 itibariyle Biletix, Atlas ve Rexx gişelerinde. Biletler hafta içi gündüz 8 TL, hafta içi akşam ve haftasonu seanslarında ise 20 TL.

Festival filmlerine, programa ve her türlü detaya http://film.iksv.org/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Bu seneki festival hashtagleri: #istfilmfest17 #kaldirkafani

 

Wonder Woman! Hem de Türkçe Altyazılı Fragmanıyla!

“Wonder Woman” 2 Haziran 2017’den itibaren, tüm dünyada vizyona girecek.

Wonder Woman olmadan önce Amazon prensesi olan Diana (Gal Gadot), yenilmez bir savaşçı olarak yetiştirilmiştir. Eğitildiği gizli cennet adanın üzerinden geçen bir Amerikan pilotun uçağı düşer ve pilot baygın olarak adanın kıyılarında bulunur. Pilot, Diana’ya adanın dışındaki dünyada büyüyen savaş tehdidinden bahseder. Bu tehdidi durdurabileceğine inanan Diana, adayı terk eder. Diana bu sayede tüm güçlerini ve gerçek kaderini keşfedecektir.

teaser poster

Patty Jenkins’in yönettiği filmin senaryosu Allan Heinberg ve Geoff Johns’a, hikayesi ise Zack Snyder & Allan Heinberg’e ait. Film, 2 Haziran’da 3D, IMAX 3D, Türkçe dublaj ve Türkçe altyazılı seçenekleriyle vizyona girecek!

15. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Fimleri Festivali Başlıyor!

15. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 11 Mart 2017’de başlıyor. Festival, 30 Nisan’a kadar 7 şehirde sürecek. “Kadınların Sineması, Kadınların Sineması-Türkiye, Yeryüzünden Edilenler, Deepa Mehta- Yeryüzü Sineması, Feminist Değilim Ama…” bölümlerinde yeryüzünün dört bir yanından 42 film, forumlar, atölyelerle kadınlar, filmleri, deneyimleri, ürettikleri, sözleri, düşleri buluşacak… Detaylar için: www.filmmor.org

Kadınların Sineması bölümü:

• Anyu / Lina Walde
• Ay – Moon / Marco Fettolini, Carola Roberti
• Baş Ağrısı – Cafélea / Maria Sanchez Teston
• Başkasının Evi – House of Others / Rusudan Glurjidze
• Ben Halkım – I’m The People / Anna Roussillon
• Bu Yaşta Hala Saklanarak Sigara İçiyorum – I Still Hide To Smoke / Rayhana
• Deniz Kızlarının Şarkısı – The Lure / Agnieszka Smoczynska
• Evli ya da Bekar – Wedded Or Bachelor / Cristina Piernas, Victoria Ruiz
• Hari’nin Günlüğü / Chronicles of Hari / Ananya Kasaravalli
• Kuku / Pussy / Renata Gasiorowska
• Masumlar / The Innocents / Anne Fontaine
• Paris Kadını / Parisienne / Danielle Arbid
• Tablo / The Painting / Baran M.Reihani
• Uka / Uka / Valle Comba Canales
• Utanç / P.E. / Rosa Fisher
• Zeytin Ağacı / The Olive Tree / Iciar Bollain

Kadınların Sineması – Türkiye bölümü filmleri:

• Ana Yurdu / Senem Tüzen
• Aysız Bir Gece / Pelin Kırca
• Çay Fincanı / Elif Boyacıoğlu
• Çok Uzak Fazla Yakın / Türkan Derya
• İnan Caddesi / Yelda Reynaud
• İstanbul Makamı / Özlem Sarıyıldız, Yunus Emre Aydın
• Kasap Havası / Çiğdem Sezgin
• Koma Dam / Berîvan Akelma, Yağmur Cihan
• Sintiyatpera / Eylem Tok
• Su Almaya Gidiyorum Bir Şey İsteyen Var Mı? / Esme Madra
• Şehre Doğru / Hümeyra Erdin
• Tereddüt / Yeşim Ustaoğlu
• Toz / Gözde Kural
• Toz Bezi / Ahu Öztürk
• Yağmurlarda Yıkansam / Gülten Taranç
• Yemekteydik ve Karar Verdim / Görkem Yeltan
• Zelal / Filiz Işık Bulut

Yeryüzünden Edilenler bölümü:

• Annem Ve Babam – My Mother and Father / Müret İşitmez
• Durak – The Stopover / Delphine Coulin, Muriel Coulin
• Suriye Sultanları / Queens of Syria / Yasmin Fedda
• Tam Gözlerimi Açarken / As I Open My Eyes / Leyla Bouzid

2017 Oscar Ödülleri ve Yaşanan Fiyasko!?!

 

Oscar ödülleri bu sene de sahiplerini buldu.  89. Oscar Ödül Töreni’nde en iyi film toplam 6 ödül kazanan La La Land olarak açıklandı, ardından Moonlight’ın seçildiği duyurularak bir ilk yaşandı, şahsen La La Land’in ödüle layık olduğunu öğrenip, twit’imi atıp uyumaya geçiyordum ki, twitter’daki mention’lar üzerine vaziyeti öğrendim, hala inanamıyorum, böyle bir hata nasıl yapılır? Açıkçası üzüldüm, o an yaşanan şaşkınlık ve ayıp edilmesi elbette ekibe… O durumda olmak istemezdim, o anı yaşayan hiç kimsenin yerinde olmak istemezdim doğrusu.

Neyse, ödül kazanan isimlere geçelim ve yakın zamanda bunu değerlendiren başka bir yazı yazalım, zira biraz uykuya ihtiyacım var törenden sonra 🙂

En İyi Film:

Moonlight

En İyi Kadın Oyuncu:

Emma Stone, La La Land

En İyi Erkek Oyuncu:

Casey Affleck, Manchester By The Sea

En İyi Yönetmen:

La La Land, Damien Chazelle

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:

Viola Davis, Fences

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:

Mahershala Ali, Moonlight

En İyi Yabancı Film:

The Salesman, İran

En İyi Belgesel:

O.J: Made in America

En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı:

Suicide Squad

En İyi Kostüm:

Fantastic Beast and Where to Find Them

En İyi Ses Kurgusu:

Arrival

En İyi Ses Miksajı:

Hacksaw Ridge

En İyi Kısa Animasyon Filmi: 

Piper

 

En İyi Prodüksiyon Tasarımı:

La La Land

En İyi Görsel Efekt:

The Jungle Book

En İyi Film Kurgusu:

Hacksaw Ridge

En İyi Kısa Belgesel:

The White Helmets

En İyi Kısa Film

Sing

 

Moonlight / Ay Işığı

Not: Yazıda filme dair bazı sürprizler bulunmakta.

Bizler Oscar öncesi La La Land’i izlemiş ve hayran olmuş bir şekilde hayatımıza devam ededuralım, Moonlight (Ay Işığı), 74. Altın Küre Ödülleri’nde 6 dalda adaylık elde edip drama dalında en iyi film ödülünü kazanmıştı bile. Amerikan Film Enstitüsü tarafından da 2016’da çekilmiş en iyi 10 filmden biri seçilen Moonlight, Berry Jenkins imzalı. Filmin senaryosu ise yönetmen tarafından In Moonlight Black Boys Look Blue adlı kitaptan uyarlanmış. Aynı zamanda yakınlarda ‘Gay-Lezbiyen Eğlence ve Eleştiri Topluluğu’ tarafından da 170 yapım arasında yılın en iyi filmi seçildi.

Bu sene Oscar öncesi en çok öne çıkan üç filmden biri Moonlight şüphesiz. Manchester By the Sea ve La La Land ile birlikte bu üç yapıma baktığımızda birbirinden öyle farklı üç tonda filmle karşılaşıyoruz ki… Hepsinde hayran olunacak farklı özellikler mevcut. Moonlight’a dönelim. Siyahilerin çoğunlukta olduğu bir mahallede uyuşturucu satıcılarının etrafında dolanıyoruz bir süre, daha sonra ise küçük bir siyahi çocukla ilerliyoruz filmde. Bu çocuğun hayatı boyunca yaşadığı üç ayrı yaş kesitini farklı isimler vererek, bölümlere ayırarak sunuyor bize yönetmen. 1- Küçük, 2- Chiron, 3- Siyah başlıklarıyla Chiron’un yaşamının şekillenişine şahit oluyoruz. ( Üç ayrı dönemi canlandıran üç ayrı oyuncu birbirlerine ancak bu kadar benzeyebilirler, mimik, beden dili gibi detaylar da çok iyi çalışılmış ve son derece inandırıcı geçişler çıkmış ortaya.) Çelimsiz ve içine kapanık olduğundan arkadaşları tarafından itilip kakılan, alay edilen Chiron’un babası yoktur, annesi ise adı çıkmış, uyuşturucu bağımlısı, sorumsuz bir kadındır. Uyuşturucu satıcısı Juan ise özünde iyi ve adil bir adamdır, Chiron’a sevgi duyar, sevgilisi Teresa ile birlikte Chiron’u bağırlarına basarlar, ona yaşayamadığı anne baba/huzurlu aile duygusunu yaşatırlar.

Çelimsizliği ve kendini “bir erkek gibi” ortaya koymadığı için küçük yaşında “ibne” diye dalga geçilen Chiron, Juan ve Teresa’ya sorar: ibne ne demektir? İkili bunun gay kişileri aşağılamak için kullanılan bir sözcük olduğunu, eğer gay’se bunun bir sorun olmadığını ve zamanı gelince bunun olup olmadığını zaten hissedeceğini anlatırlar Chiron’a, muhteşem bir açıklık ve anlayışla. Chiron ile okulda dalga geçmeyen, onu adam yerine koyan tek arkadaşı ise Kevin’dir. Bir akşam sahilde sigara içerlerken aralarında yaşanan yakınlaşma Chiron’un hayata tüm bakışını değiştirir.

Bir erkeğin psikolojik gelişimini tüm çıplaklığıyla anlatan film, safi eşcinsel bir hikaye anlatmanın değil, bir insanın başka bir insana yakın hissetmesinin, sevgi, aşk, güven duymasının hikayesini anlatmanın peşinden gidiyor ve bu anlatımı da bu denli farklı ve cesur sularda ilerleyerek yapmayı tercih ediyor. Chiron’un gerçekten de çocukluğundan beri kendini gay olarak mı hissettiği, yoksa maruz kaldığı itilip kakılma ve yalnızlık sonucunda kendini yakın hissettiği tek arkadaşı Kevin’le yaşadığı yakınlaşmadan dolayı mı bu yönelimde olduğu bir soru işareti… Belki de, Kevin’in yıllar sonra karşısına geçip sorduğu gibi, “sen kimsin Chiron?”un cevabı aslında ne yazık ki Chiron 40’lı yaşlarına geldiğinde bile, kendisi tarafından dahi verilemeyecek durumda, çıkarımını yapabiliriz. Chiron’un annesinin sevgisizliğinin nedenlerini sorguladığınızda ise ekonomik eşitsizlikler, ataerkil sistem yapısının getirdiği haksızlıklar, bu haksız düzende parasızlığın, geçim derdinin insanı nasıl da sevgisiz bir canavara dönüştürebileceğiyle yüzleşiyorsunuz. Film hem bu açıdan, hem de kimlik sorunları ve cinsiyet kodları açısından zengin okumalara, sorgulamalara açık. Filmin müzik, çerçeveleme, ışıklandırma, renklendirme seçimlerinin de hikayenin hissinin seyirciye geçmesine hizmet etmesi bağlamında dört dörtlük seçimler olduğunu söylemek gerek.

Yaklaşık 2 saatlik bir film Moonlight fakat ikinci yarıda tempo düşüklüğüne uğruyor ve sanki çok uzamış ve toparlaması gerekiyormuş hissine kapılabiliyorsunuz izleyici olarak. 2016 Akademi Ödülleri döneminde Oscar adaylarının genellikle beyaz sanatçılardan oluştuğu, adayları belirleyen jürinin de “yaşlı ve beyaz erkeklerden oluştuğu, ödüllerde ırkçılık mı var söylemiyle tartışılmıştı. Bu sene adaylıklarda siyahi oyuncular da, siyahilerin yaşadıklarını anlatan filmler de epey fazla. Bu durumun ödül kazanacak filmlerin pozitif ayrımcılığa uğramasına sebep olup olmayacağı konuşuluyor şimdilerde. Son kertede Moonlight, ele aldığı konunun benzersizliği, başarılı oyunculukları ve dikkat çekici sinematografisiyle kuşkusuz iyi bir film. Yılın en iyi filmi kadar büyük bir iddiası olduğunu düşünmesem de, Oscar yarışında ön sıralarda olmayı hak eden, değerli bir çalışma.

Not: Yazı populersinema.com sitesinde yayınlanmıştır.